Denemeler

Welcome DECEMBER Welcome Winter

51846-Welcome-December
Kasım ayı benim için ne çok iyi ne de çok kötü geçti diyemem bunun için yazmaya dair bir şeyler yapmadım 🙂 sadece telefonlar her an elimizin altında olduğundan dolayı özellikle Instagram da düzenli olsa da paylaşım yapmaya özen gösterdim diyebilirim:)
   Aslında Kasım ayına iyi taraftan bakmak gerekirse güzel şeylerde oldu diyebilirim mesela uzun zaman sonra hayatıma bir insanı bir adamı alabildim.Düzenli düzensiz inişli çıkışlı  biraz kendi içimde kurduklarım olsun istemsiz bir şekilde üzüntülerim bile olsa da yinede Mutlu olduğumu anladım çünkü Umut etmeyi seviyorum:) Olaylara iyi taraflı bakabilmeyi seviyorum 🙂 Bazen hayatımızda ki ölü toprakları bir çırpıda atmamız gerektiğini düşünüyorum evet kayıplar olmadı mı hepimizin hayatında illaki oldu hastalıklar olmadı tabi ki oldu sağlık bu yani ama yinede iyisi ile kötüsü ile her şeyi atlatabilceği’mizi düşünüyorum daha doğrusu böyle düşünmek istiyorum çünkü ; hayat hep böyle geçmez, olumlu olmak gerekiyor..Herşeye herkese karşı 😉

Sanırım Aralık ayı da bunun için biçilmiş kaftan..
Aralık demek benim için kışın başlangıcı demek, yeni yıl demek, yeni hedefler, yeni kararlar, yeni projeler, yeni hayal ve umutlar demek..

Sonra kırmızı demek, ışıltı demek, yanan mumlar, fırında pişen kurabiyeler, sıcacık kahve sıcak çikolata hatta sıcak şarap  sohbetleri, battaniye altında yapılan film ve kitap keyifleri, demek 🙂 Her ne kadar Sonbahar kadını olsam da Kış mevsimini de bir okadar çok seviyorum 🙂

Aralık son aydır…
Son adımdır…
Son bakıştır…
Son nefestir.
Hatta Son demdir.;)

Parmaklarımızın arasında yakar gibi dolansa da o malum soğuk havası
yüreğimizi de ruhumuzu da ısıtır aslında ara sıra 🙂 Ve şimdi otur evinde izle bu güzel havayı ve ya başka ne yapmak isterseniz bu tamamen size kalmış bir şey 🙂

Geride bırakmak istediklerimizle beraber bir çuvala koyup atılmak üzere beklettiğimiz ne varsa hepsini atalım… Döküntüler, çöpler ve artıklar eski senede kalsın…Yeni yıla tertemiz bir başlangıç yapılsın diye hazırdır ARALIK 🙂

Ayrıca Sakın kış geldi diye de kendimizi asla salmıyoruz.Vitaminlerimizi alıp,spor yaparak, kendimize hobi yaratarak ve çalışarak bu günleri geçirip sıcacık yüzünü gösteren güneşli bahar aylarına kavuşacağız.

Her zaman pozitif olmanız dileğiyle

sevgilerimle:)

 

Genel

Sorumluluk Almak İstemiyorum Modası

Günaydın sevgili okuyucu

Erkekler bi kızdan hoşlandığı halde ilişki konusunda niçin bu kadar korkuyolar ve bizden kendilerini soğutmaya çalışıyolar acaba? “Sorumluluk almak istemiyorum.” diyolar…. Hangi yakın erkek arkadaşıma sorsam “Ya canım tabii ilişki güzel de yani sorumluluğa gerek yok, zor yani uğraşmak falan biz çocuklarla takılıyoruz eğleniyoruz seviyoruz hayatımızı.” Böyle giderse zaten beraber maniküre gidicez, bu kadar çok erkek erkeğe takılınılır mı abi? Ne çok eğleniyonuz siz beraber öyle. Kız kıza olunca biz paso erkek muhabbeti ede ede, aşk filmi izleye izleye her an aklımız aşkta meşkte. Bunlar da tutturmuş “benim çok güzel hayatım var kız istesem gece içmeye çıkıp mutlaka birini buluyorum, diğer zamanlarda da kafam rahat oturuyorum öyle pes mes atıyoruz çocuklarla, gece 2 de eve baklava söylüyoruz, sonra spora gidiyoruz..Boş beleş yaşıyoz yani. Kızın sorumluluğunu almak zor iş..” olduu anacımmmm🤨

Ne sorumluluğu lan? Sanki 12 saat ağır vasıta gbi evi geçindir demiyorum ki ! Yapman gereken şey “hoşlandığın” kızı aramak sormak, vakit geçirmek, ne biliyim sinemaya, yemeğe gitmek, nasılsın diye sormak, sevmek, sevişmek,(ki bunları hoşlandığın kızla yaşamak çok da büyük bi görev olmamalı…) bi de bi zahmet açgözlülük yapmayıp ona buna yavşamamak. 🤔

Günümüzde artık 7/24 ilgi diye çıldıran kız sayısı da ciddi oranda azaldı. Biz de dakikada bir mesaj atana gıcık oluyoruz artık. Daha neyin tribi bu? Ama, insan olsun da günde bir yazsın yani. O da ona ağır gelmesin! Bu sorumluluk falan değil. Adamlar hayatında sorumluluk görmemiş ki.. Hep o anneleri yüzünden. Sen çocuğu öyle “paşa bu paşa!” diye yetiştirirsen olucak bu!

Sanki adı ilişki olunca adama saldırıcaz, sömürücez, trip atarak hayatlarını söndürücez sanıyolar. Gözü korkmuş bunların. Herkesin hayatını bi s*ken atan olduğu için, ilişkiye karşı kalkan oluşturuyolar. Sen nasıl bazı ex aşklarını tribinle, kıskançlığınla, afra tafranla, derdinle sıkıntınla, kavganla baydıysan(aynı şey sana da yapıldı farkındayım) şimdi karşında olan adama da biri aynı şeyleri yapıp çocukcağızı ilişkiden soğutmuş zamanında ne yazık ki. Ki bunlar ilişkiye saplandı mı zor atlatıyolar biliyosun. Ayrılık acısını fena hissediyolar özellikle lise çağlarında bi kız onları bıraktıysa. Adam ne acılar çekmiş, şimdi o acıyı tekrar çekmek ister mi? Biz de çok ağlayıp sızlanıyoruz; ama kızlar yine birini arıyolar omzuna kafasını yaslayabilicek, erkeklerse kızları artık koluna takıp hava atmanın derdinde bi tek. Uzun düzgün ilişki değil de eğlenme derdinde oluyolar. O yüzden de tek taktıkları şey dış görünüş, popülerlik. Sahi kaç tane duydum ya bu aralar, kendi sanki dünya prensiymiş gibi kız beğenmiyor haspam. Ailesine tanıştıramazmış! Yok efendim high class olsunmuş, marka giyinsinmiş, havalı olsunmuş, manken gibi olsunmuş. Yok ya! Sen bile mankenle çıkarsan ben kimle çıkıcam? Biz normal insanlar nerelere gidelim, ne yapalım o zaman? Az kalıbını bil ya! Takıcak koluna beyni de kendi gibi 0.3 gram bi kızı ne muhabbet ne sohbet, sırf yanında dolaştırıp kankeytalarına “vay beee uffff kız iyimiş kaarşim” dedirticek. BAY BAY. Böylelerine de prim veriyoruz ya yazıklar olsun bize!  Bazen diyorum şöyle sokaktan yakışıklılık potansiyeli olan bi apaçiyi mi alıp adam etsem, okutsam, giydirsem?… yok ama erkek sonuçta biraz yüzü gözü açılıp iki kız ona baktı mı o da bırakır gider. Nankör pislik.  Neyse.. sonuç olarak adam uzun bi ilişki yaşadıysa önceden, mm biraz zor. Hep takıldıysa, ilişkisi olmamışsa yine zor. Öylesi de napıcağını bilmiyo. “Allahın belası” nicknameli adam mesela önceden uzun, düzgün bi ilişki yaşamamıştı: beraber otururken bana “bi içki olsan ne olurdun?” falan gibi sorular soruyodu:(( -evet böyle de saçma bi herife aşık oldum, ona da gelicem ileriki günlerde.- en iyisi 8 ay falan bi kızla çıkmış ayrılmış üstünden zaman geçmiş, hem o kızdan önce hem o kızdan sonra takılmacalardan nasibini almış, karıya kıza doymuş, iyi aile terbiyesi almış bir gence varmak. Doyumsuzla da olmaz çünkü Belki her gittiği barda “bunla da yattım bunla da bunla da” diye 15 kız gösterebilicek düzeyde eski çapkınlardan olucak; ama bara girdiğinde ağzı açık “a a bu kız, bu da kız, bu da kız hoppaaaa” demesinden iyidir. Amma dolandım konunun etrafında ya. Demek istediğim herkes bi yara almış geçmişinde ve bu yaralar insancağızların gelecekteki ilişki ihtimallerini ve bakış açılarını etkiliyo maalesef. Biz her ne kadar erkeklere genelleme yapsak da hepsinin ayrı ayrı kompleksi, takıntısı var bunu unutma. Hepsinin de kalbini açıcak bi yol.. Korkusunu geçirecek ya da korkusunun önüne geçebilicek bi şey. O şey de genelde güzellik oluyo; ama bazen adamın aradığı belli bi şey oluyo; örneğin önceki sevgilisi çok suratsız oluyo “güleryüzlü olsun da nolursa olsun abi” diyo ya da kız hiç plansız iş yapmıyo adam “Her şeyi spontane yaşayan bi kız istiyorum ya, bi gün kalkıp ‘hadi bugün otobüse atlayıp şuraya gidelim’ desin, rockncoke ta çadır kuralım, gece film izliyoken aniden çıkıp deli gibi sarhoş olalım istiyorum. Gençliğim tükendi lan!” diyo. İşte o boşluğa denk gelir ve onu sen doldurabilirsen yaşadın. Yani ona “senin aradığın şey bende, beni kaçırmaaa” mesajı vermen lazım. Onun hayatına zorluk ve sorumluluk değil eğlence/huzur/mutluluk(artık her ne arıyosa) getiriceğini, hayatını güzelleştirip kolaylaştırıcağını hissettirmen lazım. Ama yine kilit nokta kesinlikle ona hemen ilişki istiyomuşsun ve onu çok istiyomuşsun gibi davranmamakta. Bi adım atıp iki geri çekilmekte. Adamlar uğraşmayı seviyo. Tabi dikkatli olmak lazım fazla geri çekmemek lazım. Yani adam anlamamalı “bu kız beni istiyo muu istemiyo muu, başka seçenekleri mi var?”diye. Cepte olmamalısın yani ki “aman  kız elden kaçmasın” diye işi aceleye getirmeye o çalışsın, ilişkinin adını koymaya, senin kalbini kazanmaya çalışsın. Düşün ya geçiştirdiğin ve senden hoşlanan çocuklara karşı nası rahat davrandığını nası sen kaçamak cevaplar verdikçe onların sana daha da tutulup üstüne geldiğini.. Seninkine de öyle davran, niyetini bi belli et bi geçiştir. Bunlar zaten klişe bilgiler olduğu için fazla üstünde durmuyorum. Sorumluluk dediğin nedir bunu da bi düşün.. Bi de bu dangalağın sorumluluk algısını düşün.. Bi mesaj atmayı ya da seni aldatmamayı “sorumluluk” gören bi adama, ne kadar süre katlanabilirsin allah aşkına?