Genel

Özden Gelen

Özlemek…

Sarılmayı özlemek, gülmeyi özlemek, dürüst insanları özlemek dedi biri. Birileri hep özler. İnsanlar hep özler. İyiler iyileri özler, ben seni özlerim, sen onu özlersin. Bu böyle sürüp gider.

Sevdayı özlersin mesela, çıkmaz bir şiiri ya da mutsuz bir gülümsemeyi özlersin. Vapura binmeyi, o muhteşem deniz kokusunu özlersin. Çay bahçesini özlersin. Sahi, çay bahçesini neden özler insan?

O zaman şunu derim ben;

Özlemim gökyüzü kadar uçsuz bucaksız mı?

Fark etmeden özlemek var bir de. Ansızın gelen o garip his. Tuhaf. İçinden gelen o kocaman , günden güne büyüyen – ya da büyüdüğünü düşündüğün, bilemiyorum- özlemek hissi.

Durduramadığın bir özlem düşün. Özlerken kaybolduğunu düşün yahut.

Orhan Gencebay’ın da dediği gibi;

İşte, ne dedik; insan hep özler. Doğrusu insan neyi kimi özlediğini değil; o anda, özden gelen özlemeyi özler. O içinden yükselerek gelen hissiyatı özler.

“Sen de mi kayboldun kendi rüyanda?” diyerek ortadan kayboluyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s