Genel

Kaybolduk…

IMG-20170907-WA0020-01

Bugun kü ruh halim haberim yokmuş gibi çek! Uzak diye  bir var oraya gitmek istiyorum sevgili okur;
Varlığın içinde kaybolmak nedir ?? ya da Boşluğu anlamak… ???? Hani bazen bir şey yaparken kendimizi fark ederiz ya kısa bir süreliğine düşünmek hatırımızdan çıkmıştır ve kendimizi o eylemin ortasında buluruz. Hatta farkına varınca dikkati dalgalandıran bir bocalama o kadife akışa pürüz getirir. Bugün sanırım huzur kokan melodiler eşliğinde dökülecek cümlelerim.Kendimi bulma ve kaybetme arasında o kısa çizgide bir karmaşıklığın içinde yazıyorum neler geçiyor aklımdan bir bilseniz o huzur kokan melodinin içinde…. aklım,kalbim,duygularım,tüm benliğim bu bahsettiğim melodinin içinde.Bazen huzur bulmak için kaybolmak gerekebilir , ya da Bazen aklın düşüncelerini toplamak için dolanması ve daha da güçlenmek için sizi saran gerçeklikten kaçmak istemesi gibi bir şey.
Mesela bir şarkının içinde kaybolmak ; bir şarkıyı her dinleyişte farklı bir melodi duymak, her seferinde yeni bir şey anımsamak gibi 
Mesela Doğada Kaybolmak;Her insanın tabiata hayran saklı bir yanı var aslında. Bunu ne zaman fark edersin biliyor musun? Ya piknikte mangal yaparken ya da köyüne gittiğinde bir kaç saatlik dağ-taş gezisinde veya kısa bir orman yürüyüşünde ya da kamp yaptığında vs vs vs ….

IMG-20170908-WA0010

Kaybolmak güzeldir aslında sevgili okur :)Sevgilinin gözlerinde mesela, kaybolup gitmek,Hissettiğimiz her şeyi o derinliğin içinde görmek, kaybolmak, bir olmak…Zaman durur, sadece o an vardır, diğer her şey kaybolmuştur artık …Ya da ilk kez gittiğimiz bir şehirde kaybolmak; yeni sokaklar, yeni insanlar, yeni hikayeler…Kaybolduğumuz sokaklarda hedefimize ulaşmaya çalışırken yepyeni belki de haberdar bile olmadığımız süprizlerle karşılaşırız, zenginleşiriz, eğleniriz, coşkuyla başka yerlerde kaybolmak için fırsat kollarız…Kaybolmak, yeni yollar bulmak için, yeni hazineler edinmek için, yeni mucizeler için fırsattır…Mesela kitapların içinde kaybolmak; ne eşsiz bir deneyimdir, kahramanla birlikte yeni maceralara atılmak, tarihin sayfaları arasında gezinmek, belki  Platon’un mağrasını anlamak için onun sözleri arasında dolaşmak ya da uzayda bir kara deliği öğrenmek…Her biri bize bir hazine bırakır.Doğada kaybolmak, toprak kokusunu, ağaçların kokusunu içene çekmek, her sesi ayrı ayrı duymaya çalışmak, yeşili, maviyi,hatta sarı ve kırmızıyı o eşsiz tabloda görmek, hafifçe esen rüzgarı hissetmek belki yağmurda ıslanmak ve doğa ananın kucağında kaybolup huzur bulmak ne muhteşem bir duygudur…Kaybolmak rutinden çıkmaktır. Otomatik pilottan çıkıp, attığımız her adımın farkında olarak ilerleriz, yeni bir çıkış arıyoruz ne de olsa…Sanırım en önemlisi kendi içimizde kaybolmak; önce kendimize dönüp sonra orada kaybolmak paha biçilmez hazineler getirir.Kendi içimizde kaybolduğumuz da kendimizi bulma yolunda kocaman bir adım atmış oluruz. Rutini bırakıp  aslında içimizde olup biten her şeyi gerçekten görmeye fark etmeye başlarız. Mucize de burada başlar zaten. Daha önce fark etmediğimiz ne cevherler çıkar karşımıza. Ne kadar eşsiz olduğumuzu görebiliriz.

Kaybolmak güzeldir, hep bir hediye getirir  tabi bu güzellik kaybolmayı göze alanlara özeldir:)

  Ben ”Kayboldum” ve ya ” kaybolmak istiyorum” artık siz nasıl anlamak isterseniz   nasıl anlatayım hayatın kaybolan renklerini aramak üzere el değmemiş ve ayak basılmamış uzak bir diyara kaçarken sessizlik ve huzur içerisinde, hayatın getirdiklerini ve götürdüklerini tartıp,kendimle hesaplaşmak için kaybolmak istiyorum. Bu baskılardan,Ülkenin dertlerinden kurtulabilsem,yok olsam, kendime öyl bir yer bulsam ki için de güzel doğa,bir annenin yüzünde ki tebessüm,babanın ailesine sunduğu güven ve rahatlığın yüzüne yansıması,bir yaşlının cennet bakışı,ve çocuğun gökyüzünde dalgalanan uçurtması, rahatlık olsa yazılarımda,ben olsam,hayallerimin ülkesinde dolansam mesela ,yasak kelimeler olmasa,kadınlar hür ve özgür,her an ablukaya alınma korkusu yaşamasam…İşte bunları düşünüp başka bir yerelere gitmek istiyorum, siyaset baskısından uzak,,, Beni yönetenlerin beni kandırmayacağı ve güvenebilceğim bi Ülke…
Amaçlarının ne olduğunu bilmeden umarsızca yaşamak zor! Bu düşünce içinde olmak korkutuyor beni.Hayal kurmanın güzelliğini yaşamak istiyorum ben .
Aklıma simyacinin santiago’nun babasinin sözleri düstü nedense dünyayi dolasip eninde sonunda geri döneceksin mealine geliyordu.Ama bütün bunlara rağmen SEFİLLİĞİN başat oldugu bir toplumda, SEFİL bir çağın SEFİLCE yaşam sartlarında yasamak kişiyi ciddi anlamda azar azar damla damla tüketiyor, hiç bir tatlığı olmayan, tatliliklarin ise egzos dumani gibi sizi boğum boğum boğduğu diyarlardan gitmek istiyorum ama nereye?
Nereye gitmek gerekir? insan gittiğinde sadece yer mekan ve ad değiştirdiği vakit egzos dumanlarının genziniz de kalan kokuları da yanında götürmez mi?
Hayat büyük değişikliklerden ibaret değildir!!! Kişiliğimiz, karakterimiz, düsüncelerimiz ve hissetiklerimiz bu yolu cizecek kalemizdir.
Kim istemez herşeyi boşvermeyi sabahları kalktiğin da? boktan bir günün mirasini yeni doğan günün baslangicinda bir kalemde silebilmeyi kim istemez ki? migren ağrısını yok edebilmek için kahveye ihtiyaç duymamayi kim istemez ki?
Kim istemez huzuru? Kim istemez dünyaya yepyeni gözlerle bakabilmeyi ?
Kim istemez kendini kandirmamayi? üzgünüm ki haklıyım….
Kaçmak değil belki ama kaçar gibi yapmak istiyorum uzağa en uzağa..
Herşeyi geride bırakıp, tanımadığım bir kentte kaybolmak istiyorum.Bu Dünya’ya ait olmadığımı düşündüğüm çok zamanlar oldu.Anlamadığım,anlayamadığım,çözemediğim,zorlandığım çok zamanlar…İnsanları anlayamıyorum,çözemiyorum,bilemiyorum,tanıyamıyorum.
Giden insan. Sen ve ben gibi. O yüzden öldürülen her insan, ölen her işçi, bir şekilde haksızlığa uğramış, zulüm görmüş veya canını yitirmiş her can için üzülürüm. Nasıl bu kadar kör olursun,nasıl görmezsin nasıl, nasıl?? Susuyorum çünkü sözüm var sevdiklerime..Kaybolmak istiyorum,her şey,herkes beni boğuyor,nefes alamıyorum.Kaçmak istiyorum,umarsız,duyarsız,bana dokunmayan yılan bin yaşasın halleriniz beni korkutuyor…
HAYAT bu aralar beni öyle hallere soktu ki, doğrularla yanlışlar yer değiştirdi.Nasıl yer değiştirdiler, ben nasıl görmedim, anlamadım.Tüm zorlukların,engellerin ardından yaptığım zafer işareti bile İnsanlara bir çay siparişi verir gibi oluyor.Ağlamam gereken yerlerde ağlayamıyorum,hisler içerisinde hislere büründüm ve ben bi acayip oldum yine sevgili okur …Duygularım kışın ve huzurun temsilcisi olan bu melodinin esiri olmuş ve onlarca dökülmek isteyen sözcüklerim var .Nasıl tarif edilir ki ? tarifi imkansız bir his içinde  yaşıyorum adeta…

SONSUZ HUZURUN ANAHTARI DİYORUM DÖKÜLEN  BU SİHİRLİ İÇİNE ÇEKEN VE YENİDEN VAR EDEN MELODİYE; HERŞEYİN ,TÜM SORULARIN BELİRSİZLİKLERİN BİR GÜN YANIT BULMASI UMUDU İLE …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s