Denemeler

Biraz konuşalım . Sahi İyimi Geceler??

Şu ara gece yazıları bir moda oldu bende.
Hani ben gündüz insanıydım, noldu bana?
Söyleyeyim gece üretkenlik, gece bunalım demek. Yani üretiyorum’un arkasına sığınanlar size söylüyorum gece de bunalım var.
Karanlık ışık yakmak zorundasın, müzik, kahvesi,şarabı sigarası dünya kadar masrafı geleni gideni terellelliler alemi yani 🙂

Oysa gündüz öyle mi hayır tabi gündüz ışık demek, hareket demek, bereket demek ohooo uzarda gider 😀
Ee ne oldu sana dersen sevgili bloğum, , okuyucum.

Bilmiyorum.
Şu ara pek bir durgunum mesela bu akşam kekinden tut kurabiyesinden saçma sapan mutfak denemeleri yaptım halbu ki severimde böyle mutfak işlerini:)))
Kalktım sana kek yaptım. Yok kendime yaptım. Yedim de yedim.
Güzel de olmadı zaten, neyse.  sanırım
Sevgimi mi katmıyorum hmmmhh?
Neyse, ne diyordum biraz heyecansızım bu ara.

Yeni yıl geliyor mesela, her sene şahane planlar yapan ben bu sene bir durgun, narin, ammaan banane tadında. Tokatlayın beni!

Her güne bir olay var aslında,anlatacak çok şey var mesela muhabbet edecek çok konu var. Ama benim bu ara mouse’um kötü.. Mouse özel kelime değil, hatta İngilizce.. Çok saçma cümlede kullanmam.. Zaten bahsetmek istediğim  mouse da değil. Klavye diyecektim. 😀 Şöyle ellerimde, parmaklarım arasında kayan bir klavyem olsaydı, ben daha fazla yazmaz mıydım? Yazardım, her sabah her akşam yazardım, iki kek iki kahve bir kitap fotoğrafı da koyardım, şak şak bir instagrama tag yapardım, ne güzel olurdu.

böyle abzurd bir yazı oldu işte 🙂 diyorum ya durgunum diye saçmalamak geldi sadece içimden hepsi bu 😀

görüşürüz sevgili Blog’çuk 🙂



Denemeler

Hoş Gelecek Misin 2019?

 En erken yeni yıl yazısı dedikleri bu olmalı heralde 🙂 Aklımdan ve yüreğimden geçenler şuan  bu yazıyı yazmama engel olmasın istedim aslında hepsi bu 🙂 Başlarken söylemeliyim, bu yeni yıl yazısı her senekinden farklı olacak.
Adettendir yeni yıl gelir başlarız yeni hayallere yeni telaşlara. Yeni kararlar alır yeniden başlarız kendimizce hayata. Adı yeni bile yenilenme hissi uyandırır bizde yeni yıl. Aslında aynı devam eden günlerimize adı yeni olan sihirli bir el dokunmuyor malesef. :))))

Bu çok geç kalınmış ama her sene her sene birikmiş bir yaşta 29 olmanın güç ve büyüklüğüyle sana haddini bildirmek üzere yazılmış bir yazıdır.
HEY SEN yeni yıl ayağını denk al!!!! Birazdan yazacaklarımı okuduğunda gözüne yumruk yemiş gibi olacaksın. Bacadan giren Noel baba  denilen efendi poposuna bi odun yiyecek, geyikler midir nedir karda kızak kaydırırken aslanlara yem olacak. Bu sene maymun gözünü açtı arkadaşım. Yok öyle aval aval seni beklemeler. 😀


Beni dakika bir gol bir bir yaş daha eskiterek mi yeni yıl oluyorsun 😀 eskiden tekrar 18 oluyum, yok üniversiteye tekrar gidiyim, yok evleniyim, yok anne oluyum derken seni bekledim de artık bi dur yani. Önceleri keyifli geliyordu fakat bi “noluyoruz yani” dedirttin bana en son. Aldırdın başımı gidiyorsun. Farkında mısın bilmiyorum ama nerdeyse 30 yapacaksın beni. Senin benden zamanımı hayatımı çalan, yaşımı bir daha artıran boş bir zaman diliminden başka birşey olmadığını aha da bu 29. yaşımda öğrenmiş bulunuyorum.:D 
Bu 29 u sana inat bak nasıl geçiriyorum:D
neyseki bu gidişe bir dur deme vaktinin gelip de geçtiğini farkedebildim.:D:D Bu kadar güldükten sonra biraz ciddileşelim 🙂

diyeceğim şu ki : İnsanoğlu hep umut arayışı içinde. Umutlarını yeni bir güne, olaya, olguya bağlamak da isteklerimize, umutlarımıza koyduğumuz en büyük çizgi. Mesela günü kötü geçen biri “Yarın her şey güzel olsun”dilekleriyle başını yastığa koyar. O andan itibaren başlamaz dileği çünkü zaman bize fırsat veriyorsa biz de zamana bir şeyleri onarması için hem de kendimizi dinlendirmek için süre belirleyerek umut bağlarız. İyi insanlar olduğumuz buradan belli aslında 🙂

Zaman hayatımızı saatlere, günlere, aylara, yıllara bölerken bize aslında umudumuzu için çizeceğimiz sınırların neler olduğunu belirlemiş ve seçimi bırakmıştır. Her yıl kimsenin itiraz edemeyeceği, rutin olarak, istemsizce dileklerimizi bağladığımız en belirgin zaman ise yeni yıl! Yeni yıl teorik anlamda takvimin değişmesinden ibaret olsa da bizler bilinçaltımızla manevi anlamlar yüklemeyi çok severiz yeni yıla. Yeni yıl demek çoğu insan için eğlenceden, tatilden ve alışıla gelmişlikten ibaret de olsa evinde mandalina yiyen, pijamalarıyla televizyon izleyen, o günü umursamıyorum diyen insanlar için de anlam içerir:)))

Hani denir ya yeni yıla nasıl gireceksin diye. Yok efendim nasıl girersen öyle devam edermiş.

          Yeni Yıl Umuttur 🙂  Bir önceki yıl yapılamayanlara hüzün ama aynı zamanda yapılması istenilenlere sessizce gönderilmiş enerjidir.


.
Yeni Yıl aslında kendimize sorduğumuz ve cevabını alsak da hep aksilik çıkacak en belirgin sorudur. Bir ay öncesinden planlar yapılır. Hatta birine söz verilir ve söz verildiği andan itibaren Murphy’ye rahmet dilercesine bir çok yerden “Keşke söz vermeseydin birlikte kutlardık” cümlesi duyulur. Yeni yıla yaklaşıldıkça planlar, rezervasyonlar yavaş yavaş nedenli veya nedensiz fark etmeksizin iptal olmaya başlar. Planları iptal olduğu için afallayan şahıs kendisini ve günü kurtarmak adına “Birlikte kutlardık” diyen kişilere yönelir. Ama o da ne? Herkes planını yapmış. Yani herkes bir yerlere eğlenmeye gidecek ve size haber verilmeyecek. Ne acı değil mi?
Bu yeni yılın uğursuz olacağının sinyali değildir. Gelirken sana bak bu plan yaptığın kişiden uzak dur, yarı yolda kalırsın diyerek ilk iyiliğini yapma şeklidir. Ama o anki ruh haliyle isyanlar, şimdiden başladık kötü bir yıl geçirmeye demeler, yeni yıla yalnız gireceğim diye ağlamalar başlar. Sorun bu değil ki. Asıl mesele yeni yılın bize yalnız gelmemesi. Eğer yeni yıl bana kuru kuru bir ön kutlama gösterip arkasından umutlarımı getirmeyecekse, en lüks mekanda extreme eğlencelerle benim ona gitmemin anlamı yok. O bana neşeyle gelsin evimde uyusam da. O beni düşünsün. Önemli olan yeni yıl bana yalnız gelmekten çekinsin.


Yeni yıldaki hedefler ve beklentiler aslında değişim isteğidir. Değişimin ilk adımı ise değişime bağlılıktır. Tek bir sözden ibaret temenniler, değişimi getirmez. Değişim için ona bağlanmak gerekir. Değiştiğimiz de muhakkak karşımıza sorunlar çıkar. Çünkü her değişimin yararı kadar zararları da vardır. Değişmemenin de zararları olduğu kadar, yararları vardır. Örneğin sorunlu bir ilişkinizi bitirdiğinizde rahatlarsınız ama yalnızlığın verdiği acı da karşımıza dikilir.İşte buradaki temel soru; Değişim sonucu karşımıza çıkan sorunlarla başa çıkma stratejimiz var mı? Bu sorunları yeni yıl halletmez, biz halledeceğiz. Bu nedenle yeni yılda “ben şunu yapacağım…” derken, karşılaşacağımız sorun için çözüm planımızın da hazır olması gerekir.
Şeytan Bunun Neresinde?
Müslüman ve batılılaşan bir toplum olduğumuz için her yıl başında yeni yıl kutlamak günah mı? isimli mesajlar alır, söylemler dinleriz. Yeni yılı sadece din kalıbı görmekle ilgiyi konuya değinmek istemiyorum. Söylemek istediğim şey sadece şu: Bizler umut bağladığımız için yeni yıl güzel. Takvimin değişmesine rağmen hala hayatta olduğumuz için, daha canlı, daha heyecanlı ilerlemek istediğimiz için; umutlarımızı canlı tutacak bir zaman çizgisine ihtiyacımız olduğu için güzel. Koskoca bir yılı yorgun bitirsek de güzelliklerle Şebnem Ferah’ın dediği gibi yeni yıla “Sil Baştan” gitmenin, solan yapraklarımızı yeşertmenin hiçbir noktasında art niye göremiyorum ben 🙂

Bu yıl bizlere … Evet, bu yıl başta hepimize  sağlık versin, huzur versin, sevgi versin, para versin, başarı versin… Liste uzar gider. Çünkü her insanın dileği farklıdır. Hastanede iyileşmeyi bekleyen adamın isteği Santa Hat takıp sokakta “Happy New Year” diye bağırmak değil yeni yıl da sağlığına kavuşarak bir sonraki yılı hastane dışında karşılamaktır. Huzurunu kaybetmiş bir ruh için öncelik yeni yılın huzur getirmesidir. Daha doğrusu huzurunu çalıp götüren şeyi yeniden kendine vermesidir. Sevgilisinden ayrılıp huzurunu da bitmiş bir aşkla birlikte gönderen kadının yeni yıldan dileği ekstra kalıcı pahalı bir kırmızı ruj değil, ekstra kalıcı ve huzurlu bir aşktır. Tamam, kırmızı ruju hep isteriz; özellikle yeni yılda ama bu kendimizi iyi hissetmek için kullandığımız bir araçtır, amaç değil 🙂

Hoş Gel Yeni Yıl
Lütfen güzelliklerle gel. İyiliğe, bencillikten arınmış, başarılarla, sevgiyle dolu dünyaya o kadar çok ihtiyacımız var ki…

Hoş gel lütfen. Hasta yataklarında sağlık dileyenlere şifanla gel.
Hoş gel lütfen. Kalbi kırılanlara yara bandı ol.
Hoş gel lütfen. Gözü bencillikle sarılmış merhamet olanlara güneşin öyle bi doğsun ki perdelerini isteyerek açsınlar.

Hoş gel lütfen. !!! Hoş gel ki geri sayım yaparken o an hissedelim güzel şeyler olacağını. Ertesi güne karamsarlıkla değil güzelliklerle uyanacağımızı bilerek uyuyalım.
Hoş gel yeni yıl, umutlarımızı bağladığımız tarih bizi üzmesin. Biz sana yalnız gelsek de, seni binbir üzüntümüzle karşılasak da sen bize hoş gel.
Sen hoş gel, söz veriyoruz gerisini biz halledeceğiz.
Şimdi bu iyi dilek fenerlerini kalplerinden sana doğru uçuran insanları üzecek misin, yoksa hoş gelecek misin 2019?

Tüm kalbimizle güzelliklerini bekliyoruz. Bizce hoş gelmelisin 🙂