Denemeler

Ruhsuz Bir Şehir

Ruhsuz ve beton şehirlerin yeşilinde açmış birer yeşiliz. Yeni bir umut, yeni bir yaşam, yeni bir zaman denemesiyiz Tanrının kutsal yaşam yansımasında.. Grileşen yaşamların, karanlıklaşan ruhların o rengarenk cehenneminde en yeşil, en kutsal renklere benziyoruz. Topraktan doğmuş mitlerin, betona saçılmış realiteleriyiz hepimiz yüzyıllardır!

Merakla beklediğimiz umutların, yeşilin bu çiğinde; merakla özlediğimiz mutlulukların, dağların temiz zirvelerinde yattığını bilemiyoruz. Bulamıyoruz yolumuzu, doğanın vahşetinin içerisinde kaybolmayı öğrenemediğimiz sürece. Yolculuklarımız kendi hapishanelerimize doğru, asla doğanın patikalarının cennet bahçelerine çıkan güzelliklerini yeterince tadamıyoruz; sonra da bizlere dünyanın cennetini parayla-şanla satmaya çalışanlara ikna oluyoruz, hem de kolayca.. Katlettiğimiz doğanın öcünün cehennemlerini yaşıyoruz, kah depresyonla kah karakter kayıplarıyla. Korkuyoruz hatta doğal olan şeylerden, yapay yaşamlarımıza öylesine derinlemesine bağlıyız hepimiz bu net !!!! Şehirleri renklendirebilen, balkonlarına çiçekler serebilenlere bile imrenerek bakıyoruz gariptir. Parklara sıkıştırılmış bol karbon ve monoksit kardeşliğinde yürüyüşlerimizi bile doğallık diye yaşamaya çalışıyoruz, saçmadır! 

  Doğasını kaybeden, mitlerde doğasını arayan realist insanlarız !!! Üzgün, yalnız, amaçsız ve başarısız birer yapaylık abidesiyiz. Bunun için kendinizi alkışlayın emi 😉 Kırılıyoruz doğasızlıktan.kırılılıyoruz Azizim nefes alamadığımız her bir gün için 💫💫💫

Denemeler

SEN SADECE BİR KARARTISIN.!!!

KİTLEYE HİTABEN…!

Naber Kitle 🤘🏻 sana bir şey diyim mi iyi dinle ;

İnsanların sana nasıl baktığını umursamayacaksın çünkü gördükleri kişi sen değilsin sadece bakanın görebildiğidir sen diye gördüğü kişi. Aynasın sen aslında ama farkında değilsin zaten bu yüzden insanların gözlerinin içine bakıyor ve onların söylemleri ile mutlu ya da mutsuz oluyorsun.Sen kendini ne kadar tanıyabildin ki bir başkasının seni tanıyıp değerlendirebileceğini düşünüyorsun?
Kendinin bile düşünmediği ve bekaretin gibi sakladığın gerçeklerin gölgesinde yaşarken nedir bu tasdik edilme arzun?

Sana sormuyorum çünkü yine kandıracaksın kendini biliyorum…Sen hep olduğun gibi görünmüşsündür ve aklından geçeni diline sürmüşsündür.
Merak etme yalnız değilsin hepimiz o iddiaya sarılmış aynı yalan ile sevişiyoruz.Hayır, bunun için kızmayacaksın kendine!!!!

Aslında senden istenilen insan olmak için mıncıklanıyorsun her daim.
Sevgilin ilgi dolu olmanı istiyor mesela.
Annen baban ise hayırlı evlat olmanı istiyor.
Arkadaşlarının bir kısmı daha çılgın olmanı isterken diğer kısmı daha efendi olmanı istiyor.
Öğretmenin başarılı olmanı istiyor.
Toplum daha ahlaklı olmanı istiyor.
Patronun daha çalışkan olmanı ama çalışanların daha eğlenceli olmanı istiyor.
Çocukların daha ilgili olmanı…

Herkes senden bir şeyler istiyor ve bekliyor.
Hayat dediğin şey bu insanlarla paylaşılan bir bütündür aslında ve illaki beklentiler oluşur.
Onu kırmamak için şöyle oluyorsun, bunu kırmamak için ise böyle.
Kendin olmaya çalıştığında her şeyin boka sardığı hissiyatına gark olup kimseye çaktırmadan kendi isteğinmiş gibi gözüken o kişiyi oynamaya devam ediyorsun.

O kadar kaptırıyorsun ki kendini insanların nasıl böyle rol yaptığını senin ise hayatta yapamayacağını söyleyecek kadar inanıyor ya da inanmak istiyorsun.

Sen derken bile mübalağa sanatını aşk ediyorum çünkü sen dediğim aslında biziz.
Sen dediğim; Sevgilinin, annenin babanın, arkadaşlarının, toplumun şekillendirdiği bir karaktersin ama bu karakter bile senin değil senin giymen için dikilip üzerine geçirilmiş bir elbiseden ibaret.Boğulmuyor musun o elbisenin içerisinde?

Elbette vereceğin cevaplar böyle olanların şöyle böyle olduğu ama senin böyle şeylere hiç tahammülünün bile olmadığı şeklinde olacak.

Gerçekten eleştirmek değil amacım seni çünkü sen nasıl sen değilsen bende aslında ben değilim.
Sana yazıyorum burada ama sen ben biz birbirine niye girdi zannediyorsun?
Ben aslında senim sen ise benim uydurduğum muallakta kalan bir karartı.
Belki bir gün alışverişe çıkıp kendi elbiselerimizi kendimiz alabiliriz…Bir gün seninle uzlaşacağız ama ne senin sabrın ne benim aşkım kaldı.